3dk okuma
Bir haftada kaç işletmeye yazmak doğru
Hacmi belirleyen şey liste uzunluğu değil, takip kapasitesi. Cevaplara ayıracağınız süreden geriye doğru hesaplamak ve gönderim sayısını buna göre kısmak.

Elinizde üç yüz kayıtlık bir liste var ve hepsine yazma isteği makul görünüyor. Bu isteğe uyan herkes aynı yere varıyor: üçüncü haftada gelen cevaplara yetişemeyen, takip mesajlarını unutan, listesini yakmış bir gönderim geçmişi.
Sınırı koyan şey gönderim değil
Bir mesaj yazmak beş dakika sürüyor. Gelen bir cevabı okumak, işletmenin sitesine gerçekten bakmak, kişiye özel bir ikinci mesaj yazmak ve bir görüşme ayarlamak yarım saat sürüyor.
Yani hacmi belirleyen sayı gönderim kapasiteniz değil, cevap kapasiteniz. Elli mesaj gönderip beş cevap alıyorsanız, o hafta iki buçuk saatlik bir işiniz var. İki yüz mesaj gönderirseniz on saat oluyor ve o on saat başka bir işin üstüne biniyor.
Hesabı tersten kurmak gerekiyor: haftada kaç saat ayırabiliyorsunuz, ortalama cevap oranınız ne, bir cevap kaç dakikanızı alıyor. Üçünden çıkan sayı, o hafta yazabileceğiniz gönderim sayısı.
Cevap oranını bilmiyorsanız
İlk turda oranı bilmiyorsunuz ve tahmin etmeye çalışmak yerine ölçmek daha hızlı. Yirmi işletmelik bir grupla başlayın, iki hafta bekleyin, gelen cevabı sayın.
Yirmi, istatistiksel olarak küçük bir sayı ve zaten kesin bir oran aramıyorsunuz. Aradığınız şey büyüklük sırası: sıfır cevap mı, iki cevap mı, sekiz cevap mı. Bu üçü tamamen farklı planlar gerektiriyor ve yirmi gönderim bunu ayırt etmeye yetiyor.
Aynı grup mesajın kendisi hakkında da bilgi veriyor. Hiç cevap gelmediyse sorunu hacimde aramayın; mesajda ya da hedeflemede arayın.
Küçük grupların ikinci faydası
Hacmi bölmenin ölçümle ilgisi olmayan bir faydası daha var: mesajı düzeltebiliyorsunuz.
Üç yüz kişiye aynı anda yazdığınızda, mesajınızdaki bir kusuru üç yüz kişiye birden göstermiş oluyorsunuz. Yirmişerlik gruplarda ilerlerseniz ikinci grup, birinci gruptan öğrendiğinizle gidiyor. Genellikle öğrendiğiniz şey de tahmin edilebilir cinsten: konu satırının uzun olduğu, ilk cümlenin kendinizden bahsettiği, ekran görüntüsünün eksik olduğu.
Alan adı itibarı da bir sınır
Teknik bir sınır daha var ve gözden kaçıyor. Yeni bir alan adından bir anda yüzlerce e-posta çıkması, posta sağlayıcıları için tanıdık bir desen ve karşılığı doğrudan spam klasörü.
Bu yüzden ilk haftalarda düşük hacimle gitmek, bir çalışma disiplini olmaktan çok bir teslim edilebilirlik meselesi. Kademeli olarak artırmak, gönderdiğiniz mesajların en azından kutuya ulaşmasını sağlıyor.
Takip mesajlarını hacme dahil etmek
En sık yapılan planlama hatası, takip mesajlarını hesaba katmamak. Bu haftanın kırk yeni mesajı, gelecek haftanın kırk takip mesajı demek. Üçüncü haftada elinizde kırk yeni artı seksen takip var ve tıkanıyorsunuz.
İki yol var. Ya haftalık yeni gönderim sayısını takip yüküne yer bırakacak kadar düşük tutarsınız, ya da takip sayısını sınırlarsınız. İkisi de kabul edilebilir. Kararsız kalmak ise değil: kararsızlıkta hep takip mesajları düşüyor ve cevabı en çok getiren mesaj sınıfı da o.
Pratik bir başlangıç: haftada yirmi yeni işletme, her birine en fazla bir takip. Bu, üç yüz kayıtlık bir listeyi on beş haftaya yayıyor. Uzun görünüyor ve listenin sonuna geldiğinizde hâlâ kullanılabilir bir gönderen adresiniz ve doğrulanmış bir yöntem oluyor.
İlgili yazılar

Hangi işletmeye önce yazmalı: sıralama ölçütleri
Listeyi alfabetik ya da rastgele gezmek cevap oranını düşürüyor. Sıralamayı kuran üç ölçüt ve bunları tek bir sayıya indirmenin en sade yolu.

Cevapsız kalan ilk mesajdan sonra ne yazılır
İlk mesaja cevap gelmedi. Takip mesajı çoğu zaman ilkini tekrarladığı için işe yaramıyor. Yeni bir şey söylemenin yolu ve durma noktasını önceden yazmanın önemi.

Yerel işletme listesinde fırsat sayılan web eksikleri
Bir bölgedeki yüzlerce işletmenin hepsi aday değildir. Bir web denetimi bulgusunu satılabilir bir işe çeviren şey, bulgunun işletmeye ne kaybettirdiğidir.